Zeytin kültürümüzün, yemeklerimizin, Akdeniz’in olmazsa olmazı, piri… Zeytin ağacı Anadolu topraklarından hiç var olmamışçasına sökülüp atılmak isteniyor. Dünyadaki önemli bir zeytin üreticisi olan Türkiye, şu günlerde kendi elleriyle zeytinlerini öldürmeye kalkıyor.

2006 yılından beri defalarca kez denendiği gibi bir kez daha zeytinlikler ile doğa katledilmek isteniyor. 1 Mart 2022 itibari ile 3573 sayılı Zeytincilik Kanununa aykırı olan bir yönetmelik değişikliği ile zeytinlikler madenlere açılıyor. Zeytinin ölüm fermanı anlamına gelen bu yönetmelik iptal edilmeli. Eğer yönetmelik iptal olmazsa, zeytinliklerimiz madencilerin arka bahçesi haline gelecek. Bugün hepimizi besleyen, yüzlerce aileyi doyuran topraklar birer zehir depolama sahası haline gelecek. Dünya’nın en kaliteli, şifa kaynağı zeytin ve zeytinyağlarından, sağlığımızdan, ekmeğimizin emeği yüz yıllardır aile zanaati olan ziraatimizden birkaç kişinin istediği olsun diye mahrum bırakılıp yok edileceğiz.

Zeus M.Ö 17. YY’da kurulacak olan yeni şehir için tanrılar arasında bir isim yarışması düzenler. Poseidon, Athena’ya karşı kaybetmiştir Atina’yı. Yeni şehre; zeytin ağacını armağan eden Athena’nın adı verilmiştir. Buna çok kızan Poseidon oğlu Halirrothios’a şehri almasını söyler, elindeki baltayı hediye zeytin ağacını kesmek için sallayan Halirrothios ters dönen balta ile kendi kafasını keser. İşte böyledir zeytinin dersi… Zeytinin gölgesinde dinlenen Homeros’a dediği gibi ‘herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden önce buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım.’ der… Ve zeytin Nuh Tufanı’nda olduğu gibi şimdi de yaşamın güvencesidir. Bu konuda herkes duyarlı olmalı! Zeytin hayattır zeytinlikler değil madenciliğe hiçbir rant veya sanayi kapısına açılmamalı, betona, madene dönüştürülmemelidir. 3573 sayılı Zeytincilik Kanununa sonuna kadar bağlı kalınmalıdır.

Nazım Hikmet’in de dediğini bu satırlardan anmak isteriz; “Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin.”

Mavras Ailesi.